Duyuru

Merhaba.Kütüphanemizden.com sayfamızdaki içerikler,şu an bulunduğunuz Kütüphanemiz sayfasına taşındı.Kütüphanemiz olarak hiçbir şekilde reklam yayınlamıyoruz ve reklam talebinde bulunmuyoruz

Homo Sapiens'in evriminde kadınlar daha fazla bedel ödediler

Yazan-Derleyen: Kütüphanemiz

"Tüketimci etiğin doğuşu ve gelişmesi en çok gıda piyasasında belirgindir. Geleneksel tarım toplumları açlığın gölgesinde yaşarlardı, günümüzün müreffeh dünyasındaysa en başta gelen sağlık problemlerinden biri obezitedir. Üstelik bu

hastalık, sürekli hamburger ve pizzayla tıkınan fakirleri, organik salata ve meyve yiyen zenginlerden daha çok etkiliyor. Her yıl Abd nüfusu diyetlere, dünyanın geri kalanının tamamındaki aç insanları beslemeye yetecek kadar miktardan fazla para harcıyor. Obezite tüketimcilik için çifte zaferdir. Ekonomik daralmaya sebep olacak az yemek gibi alışkanlıklar yerine, insanlar hem çok yiyor hem de diyet ürünleri tüketerek ekonomik büyümeye çifte katkı yapıyorlar."

"Tüketimci etik, karın boşa harcanmaması ve tekrar üretime yatırılmasını salık veren kapitalist etikle nasıl bağdaştırılabilir? çok basit: önceki dönemlerdeki gibi, bugün de seçkinlerle kitleler arasında giderek büyüyen yeni bir işbölümü var. ortaçağ avrupasında, aristokratlar paralarını aşırı lüks şeylere dikkatsizce harcarken köylüleri her kuruşu sayarak tutumlu yaşarlardı. Bugünse durum tam tersine döndü; zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılar borca girerek hiç ihtiyaçları olmayan arabalar ve televizyonlar alıyorlar.
Kapitalist ve tüketimci etik, bir madalyonun iki yüzü gibidir. zenginlerin uyduğu birincil emir "yatırım yap!"ken, geri kalanının uyduğu birincil emir "satın al!"dır. " "Homo Sapiens'in evriminde kadınlar daha fazla bedel ödediler. iki ayak üzerinde yürümek daha dar bir kalça gerektiriyor ve bu durum da doğum kanalını sıkıştırıyordu. Buna karşın büyüyen insan beyni nedeniyle bebeklerin kafaları gittikçe büyüyordu. Doğum esnasında ölüm kadınların başlıca ölüm sebeplerinden biri olmaya başlamıştı. bebeğin kafası henüz görece daha küçükken erken doğum yapan kadınların yaşama ve dolayısıyla da üreme şansı normal doğum yapanlara göre artıyordu. Doğal seleksiyon bu nedenle erken doğumları ödüllendirdi. Homo Sapiens türünde diğer hayvanlara kıyasla yavrular daha erken doğar; doğduklarında bir çok hayati sistemleri henüz tam gelişmemiştir".

B
urada bahsedilen erken doğum süresi ise modern çağımızda evrimin son aşamasında olan insan türünün normal doğum süresi olan 9 ay 10 gündür.Kısacası artan zekamızın bedelini erken doğarak ödemedikmi?..

"
D
eniz kabukları ve dolarların sadece hayal gücümüzde belli bir değeri vardır. Paranın değeri kabukların veya kağıdın kimyasal yapısında, renginde veya şeklinde değildir. Başka bir deyişle, para bir eşya değildir, psikolojik bir kurgudur ve fiziksel olanı zihinsel olana çevirmek için çalışır. Peki para neden bu kadar başarılı? Neden birisi bereketli bir pirinç tarlasını bir avuç işe yaramaz deniz kabuğuyla değiştirmek ister? Neden sadece karşılığında sadece birkaç renkli kağıt alacağınızı bile bile hamburger çevirmek, sağlık sigortası satmak ve üç tane iğrenç çocuğa bakıcılık yapmak gibi şeylere razı oluyorsunuz? İ
nsanlar böyle şeyleri ancak hayal güçlerinin icatlarına inandıkları zaman yaparlar. Güven tüm para türlerinin hammedisir. Zengin çiftçi tüm birikimini bir çuval deniz kabuğu karşılığında satıp uzaktaki yeni yere vardığında oradaki insanların bu deniz kabuklarına karşılık kendisine pirinç, ev ve tarlalar satacağına inanırdı. dolayısıyla para karşılıklı güven sistemidir, ama sıradan bir güven sistemi değil. Para şu ana kadar yaratılmış en evrensel ve en etkili karşılıklı güven sistemidir.

B
u güveni yaratansa çok karmaşık ve uzun vadeli bir politik, toplumsal, ekonomik ilişkiler ağıdır. neden deniz kabuğuna, altın paraya veya dolar baknotuna inanıyorum? çünkü komşularım da bunlara inanıyor. Komşularım da ben bunlara inandığım için inanıyor ve biz bunlara inanıyoruz çünkü kralımız da bunlara inanıyor ve vergi olarak bunlardan istiyor, Ayrıca rahiplerimiz de bunlara inanıyor ve kilise vergisi olarak onlar da bunlardan istiyor."


H
omo Sapiens'i diğer hayvanlar ve insan türlerinden ayıran özelliğin, olmayan şeyleri hayal edebilmesi olduğunu söylüyor. Diğer hayvanlar duyularıyla algılayabildikleri, yani yazarın ifadesiyle “var olan” şeyleri zihinlerinde kavrayabiliyorlar. Sapiens ise millet gibi, din gibi, yine yazarın ifadesiyle “var olmayan” şeyleri zihinlerinde oluşturabiliyorlar. Bu argümanlar ise göremediğimiz ve duyamadığımız şeylerin var olmadığı ön kabulüne dayanıyor. Yazar aslında burada Sapiens'in, diğer hayvanlardan farklı olarak soyut düşünme kabiliyeti olduğunu söylüyor.
“ Bir maymunu, ölümden sonra gideceği maymun cennetindeki sınırsız muzla kandırarak elindeki muzu vermeye asla ikna edemezsiniz. Askeri düzeni ne sağlar? bir orduyu yalnızca zor kullanarak örgütlemek imkansızdır; en azından bazı komutanların ve askerlerin tanrı,onur, vatan, erkeklik veya para gibi bir şeylere inanmaları gerekir. “


Kaynak:

  • Harari, Yuval Noah; Vintage (2014). Sapiens: A Brief History of Humankind.
  • https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans
  • http://www.kiwireport.com/book-bill-gates-mark-zuckerberg-barack-obama-recommend-heres/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder